Sanat, Muhalefet, Siyaset: Mahzuni Şerif
Eyyüp YILMAZ* Suyu sert, gözü kara, mızrabı keskindi Mahzuni’nin. 1961’de askeriyeden ayrıldığında, “silah yerine saz disiplin yerine çiçekle” mücadele vereceğim deyip zorlu bir yolculuğa çıkmış; nerdeyse çatılmadık siyasetçi, bürokrat ve zengin bırakmamıştı. Nitekim, sorunlu bir aile, mahpus damında geçen günler, yasaklar,…
Bir Kitabın Düşündürdükleri
Bu yakınlarda bir kitap okudum. Süleyman Yelocağı’nın kaleme almış olduğu, Libra Kitap tarafından basılmış “Osmanlı-Türk Romanında İdeolojik Değişim” isimli kitap hayli ilgi çekici. Üstelik akademik kitaplarda sıklıkla gördüğümüz kupkuru dil bu kitapta yok. İnsanı güzel bir Türkçe ile sarıp sarmalıyor….
Tam Oturmayan, Tam Örtüşmeyen, Bazı Yönleri Bile İsteye Flu Bırakılan Bir Süleyman Demirel Portresi
Baktım Demirel kitabı üzerine beş adet yazı. Adeta alkışlar korosuyla karşı karşıyayız. Hele biri 100-150 sayfasını okuyup müthiş bir methiye yazmış. Ben de oturup koroya katılayım dedim: “Çölde Bir Vaha” başlığı iyi gider diye düşündüm. “Opus Magnum’un Hası” fena bir…
Yeniden ve Hep “Suçlular Aramızda”
Bir film başladığında zihnimiz genişlemeye başlar. Gördüklerimizi hafızamızda tasniflemeye başlarız. Her görüntü bizde çağrışımlar yaratır. Bir adam belirince onun kim olduğunu merak ederiz. Kadının yürüyüşünden bir anlam çıkarmaya çalışırız. Hareketle devam eden müzik bize tüyolar verse de ne zaman müziğin…
Bir Zamanlar Barranquilla’da
Göç ve göçün ardından ortaya çıkan deneyim oldukça ilginç gelmeye başladı bana. Ve oldukça zor. Bugün, bir fotoğraftan yola çıkarak sahada karşılaştıklarım ve düşüncelerim arasındaki sert çarpışma üzerine yazacağım. Önce fotoğrafın hikâyesi ile başlamalıyım: Bir gün bu fotoğrafa bakarken şöyle…
Türk Düşüncesinde “Yankı Odası” Sorunu
“Yankı odası” derken kastedilen şey malum: Ne içerden dışarıya ne de dışardan içeriye sözün ulaşmadığı dar bir çevre içinde hapsolma hali… Bu meselede ülkede kaç kişi kendini bu durumdan muaf hisseder emin değilim ancak bunun gün geçtikçe çok daha büyük…
Beşiktaş Futbol Takımı Örneğinde Milliyetçiliğin Yükselişi ve Hermenötik Bağlamı*
(*Başlığı böyle atınca daha akademik görünüyor. Makalenin okuyucusu artar belki kaygısıyla böyle bir başlık tercih edilmiştir.) 1992-1993. Şampiyonluk için Beşiktaş ile Galatasaray kapışıyor. Son haftaya girilirken artık şampiyonu kimin daha fazla gol attığı belirleyecek. Beşiktaş kendi sahasında oynuyor, Galatasaray deplasmanda….
CELAL BAYAR: “Her Şeyden Önce İttihatçı”
Türkiye’de sağ-muhafazakâr hareket üzerinde durulurken/tartışılırken bir figür ısrarla görmezden gelinmektedir. Demokrat Parti’nin ilk genel başkanı, Demokrat Parti grubunun seçtiği ilk Cumhurbaşkanı Celal Bayar üzerinde Türkiye’de sağlıklı bir biçimde durulduğunu söylemek zor. Bayar’a yönelen ilgi büyük ölçüde siyasal konumlanmalarla paralellik arz…
Takıntılarla Yaşamak: İletişim Çevresi, Bitmeyen Kâbus, Kemal Tahir*
Fatih Çalmaz Rivayet taze… Filozofumuz Ali Akay “Foucault ile Kemal Tahir’i benzer kılan şeyler var, hiç düşündünüz mü?” diyesiymiş. Analitik zekâ gösterisine hazırlığımızı tamamladıysak epifani anına yoğunlaşalım. Zinhar bu soruya hazırlığımız yok. Cevabını da bilmiyoruz madem, akıl yürütelim: Foucault da…
Narmanlı Han
İstiklal Caddesi’ni bilenler Tünel’in sonundaki Narmanlı Han’ını hatırlayacaklardır. Burası Rus Çarlığı’nın eski konsolosluk binasıdır. Ruslar, hassa mimarı Fossati kardeşlere yeni bir konsolosluk binası yaptırınca burası boşa çıkmıştır. Bolşeviklerden kaçan Çarlık taraftarları bir müddet buraya sığınmışlardır. Fakat devrim oturup iktidar sağlamlaşınca…

















