{"id":592,"date":"2023-09-23T06:00:00","date_gmt":"2023-09-23T06:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/?p=592"},"modified":"2024-02-14T01:42:04","modified_gmt":"2024-02-14T01:42:04","slug":"turk-sinemasini-degerlendirmenin-yeni-sablonlari-uzerine-birkac-soz","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/2023\/09\/23\/turk-sinemasini-degerlendirmenin-yeni-sablonlari-uzerine-birkac-soz\/","title":{"rendered":"T\u00fcrk Sinemas\u0131n\u0131 De\u011ferlendirmenin Yeni \u015eablonlar\u0131 \u00dczerine Birka\u00e7 S\u00f6z"},"content":{"rendered":"\n<p>1990\u2019l\u0131 y\u0131llardan itibaren T\u00fcrk sinemas\u0131 yerine T\u00fcrkiye sinemas\u0131 kavram\u0131 s\u0131kl\u0131kla kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kullanma e\u011filimi sadece sinema alan\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f hemen her alanda kendisini g\u00f6stermi\u015ftir. T\u00fcrk d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131 yerine T\u00fcrkiye d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131, T\u00fcrk tiyatrosu yerine T\u00fcrkiye tiyatrosu kavram\u0131 kullan\u0131lmaya y\u00f6nelinmi\u015ftir. Ancak ilgin\u00e7 olan nokta T\u00fcrkiye edebiyat\u0131 kavram\u0131n\u0131n yerine T\u00fcrk\u00e7e edebiyat kavram\u0131 kullan\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. \u0130lgin\u00e7 olan husus Kemal Tahir\u2019in y\u0131llar \u00f6nce <em>Notlar<\/em>\u2019\u0131nda yazd\u0131klar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131labilir. \u201c\u0130stanbul\u2019da oturaca\u011f\u0131m. Bat\u0131dan k\u00fcfe k\u00fcfe kitap getirece\u011fim. Sonra oturup T\u00fcrk roman\u0131 yazaca\u011f\u0131m. Bat\u0131da roman, masal ve halk hik\u00e2yesine dayan\u0131yorsa bizim de halk hik\u00e2yelerimiz ve masallar\u0131m\u0131z var. Bunlara yaslanarak T\u00fcrk roman\u0131 yaz\u0131labilir. Bat\u0131dan getirilen k\u00fcfe k\u00fcfe kitaplarla olsa olsa T\u00fcrk\u00e7e roman yaz\u0131labilir.\u201d<a id=\"_ftnref1\" href=\"#_ftn1\">[1]<\/a> <\/p>\n\n\n\n<!--more-->\n\n\n\n<p>Anlat\u0131lagelen de\u011fi\u015fim ekseriyetle hakim olmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ancak son zamanlarda T\u00fcrkiye sinemas\u0131 kavram\u0131n\u0131 kullanmaya \u015fevkle te\u015fne olanlar el mahkum T\u00fcrk sinemas\u0131 kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131r olmu\u015flard\u0131r. Bunun bir \u00f6rne\u011fi ciddi anlamda a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 i\u015fleve sahip g\u00f6r\u00fcnmektedir: \u201cBurada ku\u015fkusuz bir tercih yaparak \u2018T\u00fcrk sinemas\u0131\u2019 belirlemesini kulland\u0131m. G\u00f6nl\u00fcmden ge\u00e7en \u00fclkemiz sinemas\u0131n\u0131 T\u00fcrkiye sinemas\u0131 olarak tan\u0131mlamak ku\u015fkusuz ancak ger\u00e7ekte ya\u015fam bulan\u0131n T\u00fcrkiye sinemas\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. \u00d6zellikle kitab\u0131n ba\u011flam\u0131n\u0131 olu\u015fturan Ye\u015fil\u00e7am d\u00f6nemi boyunca, kitapta ilgili ba\u015fl\u0131klarda da irdelendi\u011fi \u00fczere gerek film i\u00e7erikleri, gerek yaratt\u0131\u011f\u0131 k\u00fclt\u00fcr ve toplumsal\/tarihsel meselelerde ald\u0131\u011f\u0131 tav\u0131r gibi hususlar nedeniyle asl\u0131nda tam olarak T\u00fcrk sinemas\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu oldu\u011funu belirtmek gerekir.\u201d<a id=\"_ftnref2\" href=\"#_ftn2\">[2]<\/a> Nitekim T\u00fcrkiye\u2019de yap\u0131lagelen sineman\u0131n milliyet\u00e7i ve hatta ondan \u00f6te \u0131rk\u00e7\u0131 \u00f6zellikler ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde \u00f6rt\u00fck olman\u0131n \u00f6tesinde a\u015fikar bir durum oldu\u011fu anlat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. Bu tarz bir niteleme daha a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde <em>Gemideki Hayalet <\/em>kitab\u0131nda dillendiriliyor. Fakat nedense Sibel \u00d6z\u2019\u00fcn, yazar\u0131n bilincinin depre\u015fmesi ya da edit\u00f6r\u00fcn metni ciddi okumamas\u0131 nedeniyle kitab\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru ilgin\u00e7 bir c\u00fcmle arz\u0131 endam ediyor: \u201cYe\u015fil\u00e7am sinemas\u0131n\u0131n ve y\u0131ld\u0131z sisteminin de\u011ferlendirme ve ele\u015ftirisinden hareketle incelenen Adile Na\u015fit ger\u00e7e\u011fi, T\u00fcrkiye sinemas\u0131n\u0131nsorun ve a\u00e7mazlar\u0131na kap\u0131 aralayan \u00f6nemli bir \u00f6rnek olarak de\u011ferlendirilmeli.\u201d<a id=\"_ftnref3\" href=\"#_ftn3\">[3]<\/a>Tabii bir kesimde iyice yerle\u015fmi\u015f T\u00fcrkiye sinemas\u0131 kavram\u0131ndan T\u00fcrk sinemas\u0131 kavram\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnsel farkl\u0131la\u015fman\u0131n ayr\u0131 d\u00fczlemlerde geli\u015fen sonu\u00e7lar\u0131. Belki de bunda K\u00fcrt sinemas\u0131 kavram\u0131n\u0131 kullanman\u0131n ve K\u00fcrt sinemas\u0131 derken sadece T\u00fcrkiye co\u011frafyas\u0131na y\u00f6nelik d\u00fc\u015f\u00fcnmemenin de etkileri olmas\u0131 l\u00e2z\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p>Asl\u0131nda b\u00fct\u00fcn de\u011fi\u015fik kullan\u0131mlar\u0131, her iki kullan\u0131m\u0131 da ortaya \u00e7\u0131karan ortam 1990\u2019l\u0131 y\u0131llardan itibaren milliyet\u00e7ilik ele\u015ftirisi ekseninde geli\u015fen d\u00fc\u015f\u00fcnce farkl\u0131la\u015fmas\u0131ndan kaynaklan\u0131yor. 1990\u2019l\u0131 y\u0131llar farkl\u0131la\u015fmas\u0131 T\u00fcrk sinemas\u0131ndaki yeni d\u00f6nem ele\u015ftirisinin de kap\u0131s\u0131n\u0131 aral\u0131yor. Daha do\u011frusu yeni d\u00f6nem ele\u015ftirisinin bask\u0131n bi\u00e7imlerinden birinin. Zaten T\u00fcrk sinemas\u0131 incelemelerinin en belirgin karakteri son d\u00f6nem pratiklerini ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerini olumlamak noktas\u0131nda \u015fekilleniyor. Birbirinden farkl\u0131la\u015fan sinema anlay\u0131\u015flar\u0131 yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 d\u00f6nemlerdeki sinema prati\u011fine olumlu bakm\u0131\u015flard\u0131r. Bu nedenle de zaman i\u00e7inde farkl\u0131la\u015farak s\u00fcregiden \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit Yeni T\u00fcrk sinemas\u0131 ve \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit Yeni T\u00fcrkiye sinemas\u0131 kavramlar\u0131n\u0131n anlamlar\u0131 de\u011fi\u015fiktir. Dolay\u0131s\u0131yla bir d\u00f6nemde \u00f6nemsenen sinema pratikleri bir d\u00f6nem sonra k\u00f6kl\u00fc bir \u015fekilde ele\u015ftirilir olmu\u015ftur. Bunlara \u00f6rnek olarak bir zaman sonra 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda toplumsal ger\u00e7ek\u00e7i filmler, bir zaman sonra da Y\u0131lmaz G\u00fcney sinemas\u0131 ve onun devam\u0131 olarak nitelenen devrimci filmler konu olmu\u015ftur. Ele\u015ftirinin boyutu da toptan bir reddiye \u015feklinde kendisini g\u00f6stermi\u015ftir. Her on y\u0131l yeni bir k\u00f6kl\u00fc reddiyenin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n vesilesi olmu\u015ftur. Tabii do\u011fal olarak en fazla ele\u015ftiri konusu olan tipik, geleneksel yerli sinema, Ye\u015fil\u00e7am sinemas\u0131 olarak tabir edilen sinema olmu\u015ftur. Yeni d\u00f6nemin sinemas\u0131n\u0131 olumlamak konusunda bir s\u0131n\u0131r da belirmi\u015f, son d\u00f6nemde yeni sinema kimi olumlu \u00f6zellikler i\u00e7erse de k\u0131smen ele\u015ftiri konusu olarak nitelenen sinema olarak alg\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 zamanda zaman i\u00e7inde projekt\u00f6r ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nem sinemas\u0131n\u0131n daha bir g\u00fcndeme gelmesini gerektirmi\u015ftir. Bu e\u011filim de o d\u00f6nem sinemas\u0131n\u0131n bazen olumlanmas\u0131n\u0131 bazen de ele\u015ftirilmesini beraberinde getirmi\u015ftir. Bu anlamda ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nem sinemas\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131nda yeni d\u00f6nemlerde ikili olarak nitelenebilecek bir farkl\u0131l\u0131k belirtmi\u015ftir. Bunlar\u0131 iki ayr\u0131 ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda yorumlamak anlaml\u0131 olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Tabii meseleyi milliyet\u00e7ilik \u00fczerine yeni yakla\u015f\u0131mlarla ve son d\u00f6nemde toplumsal cinsiyet eksenli \u00e7al\u0131\u015fmalarla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekmektedir. Milliyet\u00e7ilik eksenli \u00e7al\u0131\u015fmalar toplumsal ger\u00e7ek\u00e7i filmleri ve y\u00f6netmenlerini milliyet\u00e7i olarak nitelemekle sonu\u00e7lanmakta, ayn\u0131 mantalite benzeri \u015fekilde devrimci sinema \u00e7er\u00e7evesinde m\u00fctalaa edilen filmler ve y\u00f6netmenler i\u00e7in de s\u00f6z konusu olmaktad\u0131r. Bu \u00e7er\u00e7evede bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman Y\u0131lmaz G\u00fcney\u2019in K\u00fcrt meselesi \u00fczerinde odaklanan filmleri ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de benzeri \u015fekilde nitelenmektedir. Milliyet\u00e7ilik meselesi T\u00fcrkiye\u2019de toplumsal cinsiyet meselesine bir ba\u015fka tarz yakla\u015f\u0131mdan daha \u00f6nceki bir zaman aral\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcndeme gelmi\u015ftir. Bu meselenin yeniden ve ba\u015fka bir bi\u00e7imde g\u00fcndeme gelmesi art\u0131k k\u00f6y eksenli edebi metinlerin sinemaya uyarlanmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mi\u015ftir. Bu vesileyle daha \u00e7ok kent eksenli edebi metinler sinemaya uyarlanm\u0131\u015f ve zaman i\u00e7inde edebi metin uyarlamas\u0131n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc s\u0131n\u0131rland\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. S\u00f6z\u00fc edilen s\u00fcre\u00e7 de toplumsal ger\u00e7ek\u00e7i ve devrimci sinema \u00f6rneklerinin tipik muhafazak\u00e2r filmler olarak g\u00f6r\u00fclmesini beraberinde getirmi\u015ftir. Nitekim milli sinema ve ulusal sinema \u00f6rnekleri bu anlamda e\u015fitlenip olumsuzlan\u0131rken zaman i\u00e7inde e\u015fitlenip ele\u015ftirilme anlam\u0131nda halk sinemas\u0131, devrimci sinema ve toplumsal ger\u00e7ek\u00e7i sinema da nasiplerini alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu noktada kimi zaman a\u00e7\u0131k\u00e7a kimi zaman da \u00f6rt\u00fck olarak i\u015faret edilen film <em>Arkada\u015f <\/em>olmu\u015ftur. Bu \u00e7er\u00e7evede muhafazak\u00e2rl\u0131k ele\u015ftirisi kimi zaman milliyet\u00e7ilik ele\u015ftirisinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mi\u015ftir. Bu a\u015famada dikkat \u00e7ekilebilecek bir husus da mikro milliyet\u00e7ilikler konusunda duyarl\u0131 olmay\u0131p, adeta bu t\u00fcr tav\u0131rlar\u0131 tasvip eder bir tutum i\u00e7ine girilmesidir. Ayr\u0131ca milliyet\u00e7ilik ve toplumsal cinsiyet eksenli filmlerde toplumsal ger\u00e7ek\u00e7i, devrimci sinema \u00f6rneklerinin baz\u0131lar\u0131nda oldu\u011fu gibi didaktik mahiyetteki filmler olumlu bulunmaktad\u0131r. Filmlerin d\u00fc\u015f\u00fcnceyi g\u00f6rsel olarak anlatma e\u011filimi \u00f6nemli bulunmamaktad\u0131r. \u015e\u00f6yle bir bak\u0131nca olumlanan filmler genellikle sanki toplumdan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle soyutlanm\u0131\u015f ya da g\u00fcndelik hayatta k\u00f6\u015feli konularla birebir ba\u011flant\u0131l\u0131 filmler olmu\u015ftur. Birebir ba\u011flant\u0131l\u0131 filmlerden biri olarak \u201cK\u00fcrt sinemas\u0131\u201d \u00f6rnekleri ile Fatih Ak\u0131n\u2019\u0131n <em>Kesik <\/em>filmi hakk\u0131ndaki yorumlar\u0131 g\u00f6stermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Toplumsal cinsiyet eksenli filmlere yakla\u015f\u0131m bak\u0131m\u0131ndan <em>Toplum ve Bilim <\/em>dergisinde yay\u0131nlanan <em>Utan\u00e7 <\/em>filmi \u00fczerine makaleyi \u00f6rnek olarak g\u00f6stermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu makale metnine bak\u0131l\u0131nca eskiden <em>Fatma Bac\u0131 <\/em>ile <em>Utan\u00e7 <\/em>aras\u0131nda uzun bir mesafe oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrken art\u0131k mesafenin kalkm\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcnmektedir. Nitekim 1980\u2019li y\u0131llardan itibaren toplumsal cinsiyet konusunda ciddi yakla\u015f\u0131mlar getiren \u00fcr\u00fcnler olarak g\u00f6r\u00fclen At\u0131f Y\u0131lmaz filmleri zaman i\u00e7in muhafazak\u00e2r nitelikte filmler olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr olmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>Resmi ideoloji kavram\u0131 her d\u00f6nemde \u00e7e\u015fitli d\u00fc\u015f\u00fcnsel odaklar\u0131n kendi me\u015freplerine uygun olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. En ayr\u0131nt\u0131daki bir konuya odaklanan bir metin bile \u201cResmi g\u00f6r\u00fc\u015f\u201d \u00fczerinde odaklanmaktad\u0131r: \u201cTam da bu noktada ana ak\u0131m sanat ortam\u0131yla payla\u015ft\u0131\u011f\u0131, egemen olandan, \u00e7o\u011funluktan, resmi g\u00f6r\u00fc\u015ften yana bir tutum sergilemektedir. \u00d6rne\u011fin, \u2018\u00f6tekiler\u2019 ne kadar vard\u0131r Ye\u015fil\u00e7am\u2019da? Adile Na\u015fit ve tiyatro\/sinemaya emek vermi\u015f ailesi, Ye\u015fil\u00e7am\u2019da kendi kimli\u011fiyle ne kadar temsil bulabilmi\u015ftir?\u201d <a href=\"#_ftn4\" id=\"_ftnref4\">[4]<\/a> &nbsp;&nbsp;Asl\u0131nda 1990\u2019l\u0131 y\u0131llar T\u00fcrkiye\u2019de iki hususun ayn\u0131 d\u00f6nemde g\u00fcndeme gelmesini beraberinde getirmi\u015ftir. 1990\u2019l\u0131 y\u0131llar hem milliyet\u00e7ilik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n farkl\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve radikalle\u015fti\u011fi bir d\u00f6nemdir hem de siyasal islam\u0131n y\u00fckseli\u015f d\u00f6nemidir. \u0130ki e\u011filimin de bir hususu yorumlamakta paralel bir tutuma y\u00f6neldikleri bir tarih kesitidir. Her ikisi de resmi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn en sahici ele\u015ftirilerinin kendileri taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. Hatta bu noktada en sahici ele\u015ftirinin de de\u011fil tek sahici ele\u015ftirinin kendileri taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmektedirler. Asl\u0131nda bu konudaki tepki bu iki alanda, d\u00fc\u015f\u00fcnsel alanda ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Bunun sinema alan\u0131na yans\u0131mas\u0131 milliyet\u00e7ilik hususunda s\u00f6z konusu olsa da, islami sinema diye bir e\u011filimin ancak ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemler i\u00e7in s\u00f6z konusu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu durum T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fcnsel birikiminin ve T\u00fcrk sinemas\u0131n\u0131n enginli\u011finin, zenginli\u011finin ciddi olarak \u0131skalanmas\u0131n\u0131 beraberinde getirmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ge\u00e7mi\u015f d\u00f6neme bir nebze olumlu bakman\u0131n yolu da yenilenmenin ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemde \u00f6nemsenmeyip g\u00fcndeme al\u0131nmayan konular\u0131n g\u00fcndeme girmesiyle olu\u015fmu\u015ftur.&nbsp; 2019,2020 y\u0131llar\u0131nda Arzu Film eksenli iki kitab\u0131n yay\u0131nlanm\u0131\u015f olmas\u0131 bu noktada \u00f6nemli bir g\u00f6stergedir. <em>Gemideki Hayalet<\/em>\u2019te Metin Erksan\u2019\u0131n <em>Sevmek Zaman\u0131<\/em>\u2019na y\u00f6nelik niteleme de asl\u0131nda son d\u00f6nemdeki hassas olunan noktalara, hassas olunan konulara dokunmamaktan kaynaklanmaktad\u0131r. Ayn\u0131 anlama gelmek \u00fczere Ertem E\u011filmez sinemas\u0131 da dahil olmak \u00fczere 1950\u2019li y\u0131llardan itibaren geli\u015fen sinemaya olumlu bakman\u0131n potansiyelini olu\u015fturmaktad\u0131r. B\u00f6ylesi bir yakla\u015f\u0131m\u0131n bir ba\u015fka bi\u00e7imi de belli bir tarzda \u00f6ne \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir bi\u00e7imde Zeki Demirkubuz ve daha a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir \u015fekilde Nuri Bilge Ceylan sinemalar\u0131n\u0131 paranteze almalar\u0131d\u0131r. Bu paranteze alma hali sinema kitaplar\u0131nda oldu\u011fundan farkl\u0131 olarak temel konusu sinema olmayan <em>Yerlicili\u011fin Retori\u011fi <\/em>ve <em>\u0130kinci Hayat <\/em>kitaplar\u0131nda sadece Nuri Bilge Ceylan i\u00e7indir. Bu iki y\u00f6netmenin ve kimi ba\u015fkalar\u0131n\u0131n filmleri ge\u00e7mi\u015f T\u00fcrk sinemas\u0131yla zaman zaman gev\u015fek bir \u015fekilde ba\u011flant\u0131l\u0131 olsa da milliyet\u00e7ilik ve toplumsal cinsiyet vurgulu yeni d\u00f6nem y\u00f6netmen ve filmleriyle bir ba\u011flant\u0131 ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r. Ayn\u0131 zamanda da ayr\u0131ca Zeki Demirkubuz\u2019un s\u0131n\u0131rl\u0131 edebiyat uyarlamalar\u0131 yan\u0131nda onun filmlerinin ve Nuri Bilge Ceylan\u2019\u0131n filmlerinin edebiyat uyarlamas\u0131 olmamas\u0131 da bu noktadaki farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n bir i\u015faretidir. Bu iki y\u00f6netmende, \u00f6zellikle Nuri Bilge Ceylan\u2019da g\u00f6r\u00fclen edebiyat ba\u011flant\u0131s\u0131 da t\u0131pk\u0131 Akad\u2019da oldu\u011fu gibi bir esinlenme olarak belirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bir de bilgiyle, daha do\u011frusu malumatla y\u00fckl\u00fc yorum g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc, bu bilgi y\u00fck\u00fc de d\u00fc\u015f\u00fcnceyi sarsan, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi sakatlayan, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi tamamen ortadan kald\u0131ran bir durum ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. Genellikle \u015fablonlar s\u00f6z konusu. Kavramsal \u00e7er\u00e7eve al\u0131n\u0131p bir sanatsal metne oturtuluyor. Bir bi\u00e7imde birbiriyle ba\u011flant\u0131s\u0131z unsurlar\u0131 birle\u015ftirmek \u015feklinde tezah\u00fcr ediyor. \u00d6rne\u011fin nedense Bat\u0131 literat\u00fcr\u00fcne a\u015fina d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131 ve sanat\u00e7\u0131lar \u00fczerinde duruyorlar. Ancak adam\u0131n bu co\u011frafyada d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olunamayaca\u011f\u0131 \u015feklindeki yakla\u015f\u0131m\u0131na olumlu bak\u0131yorlar. Asl\u0131nda Cemil Meri\u00e7\u2019in bu co\u011frafyada d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olunmaz s\u00f6z\u00fcn\u00fc kendi durumlar\u0131yla \u00f6zde\u015fle\u015ftiriyorlar. Belki de Tanp\u0131nar, Atay ve Pamuk\u2019un net bir bi\u00e7imde devreye girmeleri bundan kaynaklan\u0131yor. Di\u011ferlerini de belli yakla\u015f\u0131mlara yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131yorlar. \u0130lgin\u00e7 olan nokta Tanp\u0131nar\u2019\u0131n denemelerine de\u011fil, romanlar\u0131na \u00f6ncelik tan\u0131malar\u0131. Tanp\u0131nar\u2019\u0131n d\u00fczyaz\u0131lar\u0131n\u0131, denemelerini Bat\u0131 literat\u00fcr\u00fcne eklemlenmeleri daha zor g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Bu durum Orhan Pamuk, O\u011fuz Atay ve bilumum \u00fczerinde durduklar\u0131 edebiyat\u00e7\u0131lar i\u00e7in de ge\u00e7erli. Ancak bu noktada, bu konuda yap\u0131lagelen yorumlarda hakikaten s\u00f6z\u00fc edilen edebiyat\u00e7\u0131lar\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131n\u0131n yakla\u015f\u0131mlar\u0131, onlar\u0131n bu co\u011frafyaya dair endi\u015feleri ve g\u00f6r\u00fc\u015fleri hi\u00e7bir bi\u00e7imde g\u00fcndeme girmiyor ya da \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde devreye giriyor. Do\u011fal olarak roman ya da ba\u015fka bir sanatsal metin yazar\u0131n\u0131n ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131ndan farkl\u0131 bir \u015fekilde yorumlanabilir. Eser bir anlamda yazar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015feydir. Ancak yarat\u0131lan metnin yorumland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemin zihniyetine tam tekmil oturmas\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc az g\u00f6r\u00fcnmektedir. Belki de konuya girmenin en kritik c\u00fcmlesi \u015fu: \u201dFilmleri d\u00fc\u015f\u00fcnceyle, kavramla kesip par\u00e7alaman\u0131n onlardan ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z tad\u0131 kaybettirdi\u011fine inanan \u00e7ok.\u201d<a href=\"#_ftn5\" id=\"_ftnref5\">[5]<\/a> &nbsp;B\u00f6ylesi bir niteleme yaz\u0131l\u0131rken muhtemelen L\u00fctfi Akad\u2019\u0131n <em>Vesikal\u0131 Yarim <\/em>filmine bak\u0131\u015f s\u00fcrecine y\u00f6nelik saptamas\u0131na g\u00f6nderme yap\u0131l\u0131yor. Orada L\u00fctfi Akad\u2019\u0131n anlatmay\u0131 murat etti\u011fi filmin anlatmak istedi\u011finden uzakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131. L\u00fctfi Akad, filmlerine y\u00f6nelik saptamalar ve ele\u015ftiriler konusunda fazla vurgu yapmadan ele\u015ftiri yapma temay\u00fcl\u00fcnde. Bu \u00f6nemli bir husus. B\u00f6ylesi yarat\u0131c\u0131lar\u0131na yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131 \u00f6zellikler \u00e7er\u00e7evesinde filmleri yorumlamak ciddi bir husus. Nitekim romanlar\u0131 ve filmleri yorumlarken yarat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n meram\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayacak d\u00fc\u015f\u00fcncelerden daha \u00e7ok Bat\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131n\u0131n kuramlar\u0131na yaslan\u0131l\u0131yor. T\u00fcrkiye\u2019de Tanp\u0131nar, O\u011fuz Atay, Cemil Meri\u00e7 ve Orhan Pamuk\u2019un yap\u0131tlar\u0131n\u0131 yazarlar\u0131n\u0131n yakla\u015f\u0131m bi\u00e7imlerinden hepten uzakla\u015farak Bat\u0131l\u0131 kuramlarla a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fmak yayg\u0131n bir yakla\u015f\u0131m tarz\u0131 olarak beliriyor. Zaten bu noktada en ba\u015far\u0131l\u0131 g\u00f6r\u00fcnen, en sofistike yorumlar\u0131 Orhan Pamuk romanlar\u0131na ili\u015fkin olarak yap\u0131yorlar. Nedense de O\u011fuz Atay\u2019\u0131n T\u00fcrkiye\u2019nin ruhundan neyi murat etti\u011fini anlamay\u0131 hep atl\u0131yorlar. Son d\u00f6nemin sadece sinema ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda de\u011fil edebiyat ele\u015ftirisinde de b\u00f6ylesi bir s\u00fcre\u00e7 g\u00fcndemde. Yazar\u0131n\u0131n, y\u00f6netmeninin yakla\u015f\u0131m\u0131ndan neredeyse hi\u00e7 s\u00f6z etmeden metinlerini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek yayg\u0131n bir davran\u0131\u015f haline gelmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Be\u015f alt\u0131 teorik \u00e7er\u00e7eve sadece Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanp\u0131nar roman\u0131n\u0131 de\u011fil sinema filmlerini de anlaman\u0131n, \u00e7\u00f6z\u00fcmlemenin, yorumlaman\u0131n yollar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131yor. Yoksa T\u00fcrk sinemas\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in s\u00f6z\u00fc edilen \u015fablonun bir benzeri, benzerleri son d\u00f6nem sinema yaz\u0131n\u0131n\u0131 da m\u0131 belirliyor? Burada mesele ister istemez bir ba\u015fka noktaya ta\u015f\u0131n\u0131yor gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. T\u00fcrkiye\u2019nin somutundan hepten uzaklanm\u0131\u015f bir sanatsal atmosferin foto\u011fraf\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Burada ama\u00e7 bir t\u00fcrl\u00fc kanatlanamayan T\u00fcrk sinemas\u0131n\u0131, sinemac\u0131s\u0131n\u0131 ve edebiyat\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 Bat\u0131l\u0131 metinlerle, do\u011frulu\u011fu me\u015fkuk bir \u015fekilde kanatland\u0131rmak ya da ola\u011fan\u00fcst\u00fc sabit fikirle birbirine benzeterek iki dar yakla\u015f\u0131m i\u00e7inde sabitlemek. B\u00f6ylelikle sinema da ya toplumla ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 hepten kaybedip hepten \u201cevrenselle\u015fiyor\u201d ya da biteviye ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fleri yineleyerek tipik \u2018Ye\u015fil\u00e7am sinemas\u0131na\u2019 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Bir metni yarat\u0131c\u0131s\u0131na neredeyse hi\u00e7 bakmadan anlamland\u0131rmak ve yorumlamak ne kadar m\u00fcmk\u00fcn olabilir ki. \u0130\u015fte bunun m\u00fcmk\u00fcn olmamas\u0131 ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nem sinemas\u0131n\u0131n anlam\u0131n\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp yorumlayarak ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nem metinlerine daha bir olumlu bakman\u0131n yolunu a\u00e7\u0131yor. Bu tarz bir yakla\u015f\u0131m\u0131 yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde \u00e7ekilen filmlere olumlu olarak bakma s\u00fcrecinde de g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn. Zaten son d\u00f6nem sinemas\u0131n\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn alameti farikas\u0131 olarak bu mecraya dikkat etmek de m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n\n\n\n<p>Velhas\u0131l\u0131 kelam yeni geli\u015fmeler s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir yazma, bir okuma ve seyredilmesi eziyet veren bir filmin yolunu a\u00e7\u0131yor. Evvela \u015f\u00f6yle ba\u015f\u0131 sonu belli bir hik\u00e2ye anlatman\u0131n ve ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 fazlas\u0131yla karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir polisiye metni \u00e7\u00f6zmenin bir kenara itilip kimsenin akl\u0131na gelmeyecek bir tuhafl\u0131kla puzzle \u00e7\u00f6zecek tarzda toplumdan hepten soyutlanm\u0131\u015f bir film yorumunu dayat\u0131yor.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>*Bu Makale <strong><em>T\u00fcrkiye Notlar\u0131<\/em><\/strong> dergisinin 12. say\u0131s\u0131nda ne\u015fredilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator has-alpha-channel-opacity\"\/>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref1\" id=\"_ftn1\">[1]<\/a> Bu c\u00fcmleleri Aykut Ertu\u011frul Kemal Tahir\u2019in <em>Notlar<\/em>\u2019\u0131ndan sat\u0131r sat\u0131r okudu. TRT2\u2019deki 13 Haziran 2020 tarihindeki <em>Kelimeler ve \u015eeyler<\/em> program\u0131nda. <em>Notlar<\/em>\u2019da yerini arad\u0131m, bulamad\u0131m. Asl\u0131nda Kemal Tahir hakikaten \u00e7o\u011fu yay\u0131nevine siz \u00f6yle \u00f6yk\u00fcler ve romanlar se\u00e7iyorsunuz ki, edebiyat yay\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 <em>T\u00fcrk\u00e7e Edebiyat <\/em>ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda sunun diyormu\u015f gibi. Tavsiyesine de on y\u0131llar sonra uyuluyor. Hakikaten bu metinlerin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 <em>T\u00fcrk\u00e7e Edebiyat<\/em>.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref2\" id=\"_ftn2\">[2]<\/a> Sibel \u00d6z, <strong>Oyuncu-Ye\u015fil\u00e7am Y\u0131ld\u0131z Sisteminde Bir Anti-Y\u0131ld\u0131z: Adile Na\u015fit, <\/strong>2.b, \u0130leti\u015fim Yay., \u0130stanbul, 2020, s.12.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref3\" id=\"_ftn3\">[3]<\/a> <strong>age.<\/strong>, s.227.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref4\" id=\"_ftn4\">[4]<\/a> <strong>age.<\/strong>, s.100.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref5\" id=\"_ftn5\">[5]<\/a> Umut T\u00fcmay Arslan, <em>Kat Sinema ve Etik<\/em>, Metis Yay., \u0130stanbul, 2019, s.9.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1990\u2019l\u0131 y\u0131llardan itibaren T\u00fcrk sinemas\u0131 yerine T\u00fcrkiye sinemas\u0131 kavram\u0131 s\u0131kl\u0131kla kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kullanma e\u011filimi sadece sinema alan\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f hemen her alanda kendisini g\u00f6stermi\u015ftir. T\u00fcrk d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131 yerine T\u00fcrkiye d\u00fc\u015f\u00fcnce hayat\u0131, T\u00fcrk tiyatrosu yerine T\u00fcrkiye tiyatrosu kavram\u0131 kullan\u0131lmaya y\u00f6nelinmi\u015ftir&#8230;.<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":593,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[22,3,41],"tags":[],"class_list":["post-592","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kurtulus-kayali","category-yazarlar","category-turk-dusuncesi"],"gutentor_comment":0,"views":66,"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/592","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=592"}],"version-history":[{"count":1,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/592\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":594,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/592\/revisions\/594"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/593"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=592"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=592"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=592"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}