{"id":423,"date":"2023-08-10T15:11:22","date_gmt":"2023-08-10T15:11:22","guid":{"rendered":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/?p=423"},"modified":"2024-02-14T01:44:09","modified_gmt":"2024-02-14T01:44:09","slug":"1940li-yillarin-ortalarinda-dogmus-tipik-bir-turk-aydininin-dusunsel-seruveni","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/2023\/08\/10\/1940li-yillarin-ortalarinda-dogmus-tipik-bir-turk-aydininin-dusunsel-seruveni\/","title":{"rendered":"1940\u2019l\u0131 Y\u0131llar\u0131n Ortalar\u0131nda Do\u011fmu\u015f Tipik Bir T\u00fcrk Ayd\u0131n\u0131n\u0131n D\u00fc\u015f\u00fcnsel Ser\u00fcveni*"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"has-text-align-right\"><strong>Kerim \u00d6zt\u00fcrk\u2019e\u2026<a id=\"_ftnref1\" href=\"#_ftn1\"><strong>[1]<\/strong><\/a><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1940\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131nda do\u011fan bir T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri 1960\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131nda sosyalizmin biraz el yordam\u0131yla bi\u00e7imlendi\u011fi ve dolay\u0131s\u0131yla Kemalizmin sosyal i\u00e7erikle zenginle\u015ftirildi\u011fi bir ortamda \u015fekilleniyor. Hele bir de bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcne a\u00e7\u0131k bir ortamda, okulda okumu\u015fsa bu durum daha k\u00f6kl\u00fc bir h\u00e2l al\u0131yor. D\u00f6nem ayn\u0131 zamanda varolu\u015f\u00e7ulukla marksizmin i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f oldu\u011fu bir tarih kesiti oldu\u011fu ve iki d\u00fc\u015f\u00fcnsel \u00e7er\u00e7eve de derinlikli olarak anla\u015f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu tarz bir eklektik durum daha bir netlik kazan\u0131yor. Varolu\u015f\u00e7uluk da en az\u0131ndan T\u00fcrkiye\u2019de Sartre\u2019da somutla\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in edebiyat \u00f6nemli bir dayanak. O d\u00f6nem gen\u00e7leri edebiyatla daha bir i\u00e7li d\u0131\u015fl\u0131. Bunun k\u00f6y edebiyat\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131yla bir ba\u011flant\u0131s\u0131 var. 1960\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n k\u00f6y edebiyat\u0131 yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131yla Maoculu\u011fun serpilip geli\u015fmesi aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir \u00e7ak\u0131\u015fma g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. 1968 ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n iki \u00f6nemli gencinin <strong>Yordam<\/strong>\u2019da metin yay\u0131nlamas\u0131yla da bu durum hepten kopuk de\u011fil. \u0130ki gen\u00e7 de siyasi mahiyette metinler kaleme almadan \u00f6nce \u00f6yk\u00fc yaz\u0131yorlar. Tipik Maoculu\u011fun k\u00f6kle\u015fmesiyle Mao\u2019nun \u00f6nemli bir devrimci olarak nitelenmesi aras\u0131nda ciddi paralellikler fark edilebilir. Tabii bunlarla birlikte Sartre\u2019\u0131n Maoculu\u011fu hararetle desteklemesinin de T\u00fcrkiye\u2019deki olu\u015fumla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi gerekli. Belki Sartre\u2019\u0131n Stalinizminin daha bir cazip g\u00f6r\u00fcnmesinin bunlarla ili\u015fkisi daha bir net. Bunlar\u0131n teorik d\u00fczlemde T\u00fcrkiye\u2019de ne kadar etkili oldu\u011funu bilmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil, ancak bir \u00f6l\u00e7\u00fcde etkili oldu\u011fu a\u015fik\u00e2r.<\/p>\n\n\n\n<!--more-->\n\n\n\n<p>Tam da 1971 y\u0131l\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019yi ciddi bir \u015fekilde tahlil eden bir kitapta iki entelekt\u00fcele g\u00f6nderme yap\u0131l\u0131yor: Sartre ve Lenin. Ancak T\u00fcrkiye\u2019de insanlar\/ayd\u0131nlar daha somut olu\u015fumlardan etkileniyorlar. Sartre ve Russell\u2019\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ve aralar\u0131na Mehmet Ali Aybar\u2019\u0131 da ald\u0131klar\u0131 Amerika\u2019y\u0131 Vietnam\u2019daki davran\u0131\u015flar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla yarg\u0131layan uluslararas\u0131 mahkeme, Vietnam\u2019a Amerika taraf\u0131ndan yap\u0131lan askeri m\u00fcdahalenin orada olu\u015fturdu\u011fu tepki ve bu tepkinin etkisiyle T\u00fcrkiye\u2019deki Maoculu\u011fun elifbas\u0131na Amerika\u2019da ula\u015fman\u0131n tam tekmil m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Mao\u2019nun Sun Yat Sen de\u011ferlendirmesinin de T\u00fcrkiye\u2019de <em>T\u00fcrkiye\u2019nin D\u00fczeni<\/em> konusunda en kapsaml\u0131, temelde olumlay\u0131c\u0131 bir makaleyi \u015fekillendirmesi m\u00fcmk\u00fcn. \u015eerif Mardin\u2019in y\u0131llar \u00f6nce Maoculu\u011fun temelde Amerikan okullar\u0131nda boy verdi\u011fi genellemesine de dikkat etmek gerekiyor. Maureen Freely\u2019nin <strong>Ayd\u0131nlanma <\/strong>kitab\u0131 da asl\u0131nda buna i\u015faret ediyor. Meselenin T\u00fcrkiye\u2019nin temel olarak tipik bir k\u00f6y toplumu olarak nitelenmesi ile bir ba\u011flant\u0131s\u0131 var. D\u00f6neme b\u00f6yle bir g\u00f6zle bakmak \u00f6\u011fretici olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye de bir k\u0131s\u0131m insanlar\u0131n, ayd\u0131nlar\u0131n 12 Mart sonras\u0131nda m\u00fcltecilikte \u015fekillenen bir yurtd\u0131\u015f\u0131 maceralar\u0131 var. Hele bir de \u0130skandinav \u00fclkelerinde kald\u0131n m\u0131 sosyal demokrasiye y\u00f6nelmenin ortam\u0131 tam tekmil mevcut. Asl\u0131nda Eylem Delikanl\u0131 ve \u00d6zlem Delikanl\u0131\u2019n\u0131n ortak kitaplar\u0131n\u0131n sans\u00fcr\u00fc, m\u00fcltecilerin s\u00f6zlerinin a\u2019dan z\u2019ye yay\u0131nevlerinin onay\u0131ndan ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Devlet m\u00fcltecilerin g\u00fcncel s\u00f6zlerine sans\u00fcr koymazken yay\u0131nevleri koyabiliyor. Bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n darl\u0131\u011f\u0131 salt eski g\u00fcnler a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil bug\u00fcnlerde de alenen ge\u00e7erli. Avrupa\u2019n\u0131n somut olarak da \u0130sve\u00e7\u2019in rengi sosyal demokrasiye y\u00f6nelmeyi beraberinde getiriyor. Benzer bir de\u011fi\u015fiklik Sovyet eksenli sosyalizm anlay\u0131\u015f\u0131nda da beliriyor. 1980\u2019li y\u0131llarda, \u00f6rne\u011fin D\u0130SK ekseninde reel sosyalizm anlay\u0131\u015f\u0131yla T\u00fcrkiye\u2019de sosyal demokrat hareketin bir aradal\u0131\u011f\u0131 \/ ittifak\u0131 bir ger\u00e7ekli\u011fi beraberinde getiriyor. Bunun her tarz bi\u00e7imi var. Do\u011fan Avc\u0131o\u011flu 9 Mart 1971 deneyiminden sonra CHP\u2019nin tek \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu oldu\u011funu d\u00fc\u015flemeye ba\u015flayan kendi eski yol arkada\u015flar\u0131n\u0131 \u201cumut otob\u00fcs\u00fcn\u00fcn yolcular\u0131\u201d olarak niteliyordu. Bu \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendirme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman d\u00f6nemin ruhu sadece bu somut durumda netle\u015fmiyordu. 1970\u2019li y\u0131llar\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131ndan itibaren \u00e7\u0131kmaya ba\u015flayan ve T\u00fcrkiye\u2019de d\u0131\u015far\u0131dan aktar\u0131lan bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel gelenekle \u00f6zde\u015fle\u015fen bir dergi \u201cT\u00fcrkiye sosyal demokrasiyi ya\u015famaya mahkum\u201d tespitini tekrar tekrar vurguluyordu. Bu, o kadar yayg\u0131n bir e\u011filimdi ki \u201cumut otob\u00fcs\u00fc\u201d yolcularla dolup ta\u015fmaktayd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Otob\u00fcs\u00fcn yolcular\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131 hakikaten d\u00fcr\u00fcstt\u00fcr. Bir k\u0131sm\u0131 da \u201cd\u00f6nem, bu d\u00f6nem\u201d diye d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. Bu s\u00fcre\u00e7 hakikaten uzunca bir s\u00fcreyi kapsar. T\u0131pk\u0131, \u0130slamc\u0131 ve milliyet\u00e7i ayd\u0131nlar\u0131n merkez sa\u011f partilerin iktidar\u0131nda, \u00f6rne\u011fin Adalet Partisi d\u00f6neminde \u00fcst d\u00fczey b\u00fcrokrat olmalar\u0131 gibi sosyalistlerin de CHP h\u00fck\u00fcmetlerinde \u00fcst d\u00fczey b\u00fcrokrat olmalar\u0131 ortak bir mant\u0131kla analar\u0131n\u0131n ak s\u00fct\u00fc gibi helal olarak kabul edilmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla sosyal demokrasiyi ya\u015famaya mahkum olunan d\u00f6nemde <em>Cumhuriyet<\/em>\u2019te kitap sayfas\u0131, <em>Milliyet<\/em>\u2019te entelekt\u00fcel bak\u0131\u015f perspektifi olu\u015fturman\u0131n anla\u015f\u0131l\u0131r bir taraf\u0131 vard\u0131r. Hatta Deniz Baykal\u2019\u0131n Cinnah Caddesi\u2019ndeki \u00f6zel ofisinde rapor haz\u0131rlaman\u0131n da. Adeta 1989 yerel se\u00e7imi sonras\u0131nda olu\u015fan tablo \u00e7ok daha net g\u00f6r\u00fcnmektedir. 1989 mahalli se\u00e7imlerinden sonra Deniz Baykal \u201celimizi uzatsak \u0130ktidara gelece\u011fiz\u201din \u00f6tesinde \u201ciktidar \u00fczerimize yuvarlan\u0131yor\u201d demektedir. Bu arada T\u00fcrkiye\u2019de \u0130sve\u00e7 tarz\u0131 sosyal demokrasi sadece belli mekanlarda telaffuz edilmemektedir. B\u00fclent Ecevit de \u0130sve\u00e7 deneyimini bilen bir ayd\u0131n\u0131n yazd\u0131\u011f\u0131 bir kitab\u0131 sosyal demokrasiyi en iyi anlatan metin olarak nitelemektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ard\u0131ndan \u00d6zal d\u00f6nemi liberalli\u011fi bariz bir bi\u00e7imde \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bir d\u00f6nemin sosyalistleri, bir d\u00f6nemin sosyal demokratlar\u0131 ya da bunlar\u0131 iyi birer \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu olarak niteleyenler liberalizmin T\u00fcrkiye\u2019nin \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu oldu\u011funu s\u00f6ylemeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. G\u00f6r\u00fcnen hik\u00e2ye liberalizmin uzun s\u00fcre temel, ba\u015fat siyaset olaca\u011f\u0131n\u0131 da savunmalar\u0131d\u0131r. Bir anlamda d\u00f6rt e\u011filimi birle\u015ftirme iddias\u0131 asl\u0131nda s\u0131radan bir sosyolojik ger\u00e7eklik olarak de\u011fil, bu co\u011frafyan\u0131n ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n siyasal duyarl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n, siyasal esnekliklerinin, daha do\u011frusu siyasal eyyamc\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n bir izah\u0131 anlam\u0131nda ciddi bir sosyolojik ger\u00e7eklik olarak anla\u015f\u0131labilir. Hakikaten \u00d6zal d\u00f6nemi bu anlamda \u00f6nemli bir merhaledir. Onun sonras\u0131ndaki s\u00fcre\u00e7 de ger\u00e7ekten bir ba\u015fka zaman aral\u0131\u011f\u0131na tekab\u00fcl etmektedir. 28 \u015eubat s\u00fcreci T\u00fcrkiye\u2019de Kemalizmin ve \u0130slamc\u0131l\u0131\u011f\u0131n farkl\u0131 bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131na ge\u00e7i\u015fin de yolunu a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak bu tarz bir ge\u00e7i\u015f <em>light<\/em> ya da <em>soft<\/em> olarak nitelenebilecek bir d\u00f6nemi beraberinde getirmi\u015ftir. Bu d\u00f6nemin ilk on y\u0131l\u0131 liberalizmin eski d\u00f6nemde oldu\u011fu gibi daha do\u011frusu ona yak\u0131n bir \u015fekilde anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir zaman kesiti olmu\u015ftur. Bu d\u00f6nemin geri kalan k\u0131sm\u0131 liberallerin y\u00f6netime ele\u015ftirel bakmalar\u0131na sebep olmu\u015f, y\u00f6netimle uyumlu liberallerin de liberal olarak nitelenmesini olanaks\u0131z k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Liberal D\u00fc\u015f\u00fcnce Kul\u00fcb\u00fc<\/strong>\u2019n\u00fcn en bariz, en \u00f6ne \u00e7\u0131km\u0131\u015f iki ayd\u0131n\u0131 dinsel renkli iki kesimde konumlanm\u0131\u015f; liberalliklerinde \u0131srarl\u0131 olsalar da liberalliklerinden pek bir iz kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Belki de ikisi de doktora tezlerini ve 1980\u2019li y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131nda yazd\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6m\u00fcr billah yay\u0131nlamay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemekte; yay\u0131nlamak bir yana hat\u0131rlanmas\u0131n\u0131 bile istememektedir. Bu iki ayd\u0131n\u0131n bulundu\u011fu mekanlar da zaman i\u00e7inde bariz bi\u00e7imde farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Her ikisinin de d\u00fc\u015f\u00fcnsel ser\u00fcvenleri tabiri caizse Ayd\u0131n Yal\u00e7\u0131n\u2019dan, hocalar\u0131ndan, a\u00e7\u0131k tarzda farkl\u0131 olmu\u015ftur. Bir zamanlar\u0131n <em>Forum<\/em> dergisinin ilk d\u00f6nemi Ayd\u0131n Yal\u00e7\u0131n\u2019\u0131n\u0131 \u201cAtat\u00fcrk\u00e7\u00fc liberal\u201d olarak nitelemekten daha zordur bu iki ayd\u0131n\u0131 \u0130slam\u00ee renkli liberal olarak nitelemek.<\/p>\n\n\n\n<p>Eski d\u00f6nemin Maoculuk, sosyal demokrasi ve liberallikten yolu ge\u00e7en ayd\u0131n\u0131n\u0131n Fethullah\u00e7\u0131l\u0131kla zaman i\u00e7inde fazlas\u0131yla bar\u0131\u015f\u0131k olmas\u0131 da imkan dahilindedir ve bunun da \u00f6rnekleri vard\u0131r. Zaman i\u00e7inde bu kesim de sosyalizm, sosyal demokrasi ve liberalizm gibi cazibe merkezi olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p darbe giri\u015fimi nedeniyle cezaland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum da mensubu olanlarda, onlara yatk\u0131n olanlarda paradigma de\u011fi\u015fikli\u011fine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Asl\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019nin ayd\u0131n\u0131nda yukar\u0131da da \u00f6rne\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere d\u00f6nem d\u00f6nem, yirmi y\u0131la yak\u0131n aral\u0131klarla paradigma de\u011fi\u015fikliklerine, d\u00fc\u015f\u00fcnce de\u011fi\u015fikliklerine yol a\u00e7maktad\u0131r. Son paradigma de\u011fi\u015fimi de olmayacak duaya amin demenin yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerine kurulmaktad\u0131r. Asl\u0131nda bunlar\u0131n \u00e7o\u011funun derdi toplumu etkilemek de\u011fil toplumun gitmekte oldu\u011fu hedefi sezip giden otob\u00fcse atlamakt\u0131r. Bir ba\u015fka deyi\u015fle r\u00fczg\u00e2r\u0131n do\u011frultusunda savrulmakt\u0131r. Asl\u0131nda esas olan, aslolan r\u00fczg\u00e2r\u0131n y\u00f6n\u00fcn\u00fc tayin edememektedirler. Toplumun nereye gitti\u011fini anlamad\u0131klar\u0131 gibi toplumu da tan\u0131yamamaktad\u0131rlar. Sonradan vazge\u00e7mektense ba\u015flang\u0131\u00e7ta hareket g\u00fczellemesi yapmamalar\u0131, insanlar\u0131 etkilemeye \u00e7al\u0131\u015fmak yerine toplumu anlamay\u0131 ye\u011flemeleri gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Asl\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnsel anlamda de\u011fi\u015fme zaman zaman olumlu bir durumdur. Hakikaten d\u00fc\u015f\u00fcnsel de\u011fi\u015fiklik ya\u015fayan ayd\u0131nlar\u0131n baz\u0131lar\u0131 ciddi d\u00fc\u015f\u00fcnsel tahliller yapmaktad\u0131r. O <strong>Yordam<\/strong>\u2019da yazanlardan birinin yazd\u0131\u011f\u0131 hayat hikayesinin ilk yirmi y\u0131l\u0131n\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131 kitap ola\u011fan\u00fcst\u00fc ciddi sosyolojik bir tahlil mahiyetindedir. <strong>Yordam<\/strong>\u2019da yazan di\u011fer ayd\u0131n\u0131n hayat\u0131 ise yirmili ya\u015flarda bitmi\u015ftir. Di\u011ferlerindeki de\u011fi\u015fim bariz bir bi\u00e7imde riyakarca olmaktad\u0131r. Zaten insandaki de\u011fi\u015fim her farkl\u0131la\u015fan d\u00f6nemde olmak ve insan o d\u00f6neme uymak zorunda de\u011fildir. Ayd\u0131nlar genellikle d\u00f6nemin nimetlerinden yararlanmay\u0131 ama\u00e7lamaktad\u0131r. \u00c7o\u011fu ayd\u0131n k\u00fclfete hi\u00e7 mi hi\u00e7 katlanmak istememektedir. Her d\u00fc\u015f\u00fcnsel hareketin i\u00e7inde k\u00fclfete katlananlar\u0131n yazd\u0131klar\u0131 ciddi d\u00fc\u015f\u00fcnsel metinler bulunmaktad\u0131r. \u00c7o\u011fu ayd\u0131n r\u00fczg\u00e2ra kap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in baz\u0131 eski metinlerini saklamak ihtiyac\u0131n\u0131 hissetmektedir. R\u00fczg\u00e2rdan etkilenmemek ciddi tahlillerin yolunu a\u00e7abilir. Asl\u0131nda r\u00fczg\u00e2ra kar\u015f\u0131 i\u015femek daha sayg\u0131de\u011fer bir tutumdur.<\/p>\n\n\n\n<p>Zaten bu tarzda de\u011fi\u015fse de istikrar arz eden yazar tipi de\u011fi\u015fik d\u00f6nemlerde kendini adeta yinelemektedir. Bir anlamda Sartre\u2019\u0131n \u201cangaje ayd\u0131n\u0131\u201d ile Jdanov\u2019un sanat komiserli\u011fine yatk\u0131nl\u0131k, daha sonra da sosyalist ger\u00e7ek\u00e7ilik anlay\u0131\u015f\u0131 ve her anlamda memur yazar tipinin birbiriyle tam tekmil uyumu s\u00f6z konusudur. Kalemini bir tarz amirin &#8211; bu ister yazar olsun ister kurum- emrine veren yazar. Acaba \u0130n\u00f6n\u00fc diktas\u0131n\u0131n g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde, onun sanat komiseri olarak nitelenen Nurullah Ata\u00e7\u2019tan \u015fikayet\u00e7i olmakta ka\u00e7 ki\u015finin hakk\u0131 vard\u0131r. Ondan \u00f6te hi\u00e7 kimsenin hakk\u0131 var m\u0131d\u0131r acaba?<\/p>\n\n\n\n<p>Bir insan\u0131n bu kadar k\u0131sa say\u0131labilecek s\u00fcrede d\u00f6rt ayr\u0131 d\u00fcnyan\u0131n insan\u0131 olmas\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131yla, d\u00fc\u015f\u00fcnsel s\u00fcre\u00e7lerle zerre kadar ilgisi olamaz gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. T\u00fcrkiye\u2019de bir ayd\u0131n\u0131n da s\u00f6yledi\u011fi gibi makro ve mikro sans\u00fcr a\u011flar\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fc hakimdir. \u201cKamuda ve \u00f6zel kurumlarda g\u00f6rev, mans\u0131p beklemekten tamamen vazge\u00e7meden bu sans\u00fcr k\u00fclt\u00fcr\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015famak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Hatta g\u00f6rev ve mans\u0131b\u0131n \u00f6tesinde ayd\u0131n olarak kabul edilmek de olas\u0131 de\u011fildir.\u201d<a href=\"#_ftn2\" id=\"_ftnref2\">[2]<\/a> T\u00fcrk sinemas\u0131n\u0131n klasik repli\u011fi \u201cbiz ayr\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n insanlar\u0131y\u0131z\u201d tipik T\u00fcrk insan\u0131n\u0131 resmetmekten daha \u00e7ok T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n konaklad\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn alanlar\u0131ndaki birbirlerine k\u0131yaslanabilecek olu\u015fumlar\u0131n\u0131n foto\u011fraf\u0131n\u0131 \u00e7eker. Ayn\u0131 ayd\u0131n d\u00f6rt ayr\u0131 evrede \u201cayr\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n\u201d insanlar\u0131d\u0131r. Bu durum \u201cmumrosuz bir g\u00f6zl\u00fck gibi\u201d \u00e7ok say\u0131da ayd\u0131na uymaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>De\u011fi\u015fik d\u00f6nemlerde \u201cayr\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n insanlar\u0131\u201d olan ayd\u0131nlar i\u015fmar ederek, k\u0131r\u0131tarak, s\u0131r\u0131tarak, g\u00f6z s\u00fcrerek y\u00fckselen e\u011filime y\u00f6nelmektedir. Bu her d\u00f6nemde yeni hedefler g\u00fcndeme gelerek yinelenmektedir. Belki de T\u00fcrkiye\u2019de de\u011fi\u015fik d\u00f6nemlerin haleti ruhiyesini yans\u0131tan \u00f6nemli s\u00f6zler vard\u0131r. Bunlardan biri de Celal Bayar\u2019\u0131n \u201cT\u00fcrkiye\u2019ye bu k\u0131\u015f kom\u00fcnizm gelecek\u201d c\u00fcmlesidir. Asl\u0131nda bu c\u00fcmlenin T\u00fcrk soluna hakim olan yak\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019de sosyalizm ya\u015fanacak, elimize uzatsak sosyalizm geliyor, \u201cyar\u0131n bayram\u201d mant\u0131\u011f\u0131ndan fark\u0131 yoktur. Asl\u0131nda medyan\u0131n operasyon aleti olmas\u0131 nedeniyle medyada bir yer sahibi olmalar\u0131n\u0131n anlam\u0131 vard\u0131r. Ve bunlar\u0131n seslerinin kendi sesleri olmaktan ziyade sahiplerinin sesi olmas\u0131 o kadar a\u015fik\u00e2rd\u0131r ki. Bir insan\u0131n kendi sesi yerine ba\u015fkas\u0131n\u0131n sesini \u00e7\u0131karmas\u0131 o kadar zordur ki. Bir insan\u0131n kendisi olmas\u0131, sesinin \u015fahsi d\u00fc\u015f\u00fcncesinin damgas\u0131n\u0131 yans\u0131tmas\u0131. Aslolan, gereken de budur san\u0131r\u0131m. Tabii eksikli\u011fi \u00e7ekilen de budur. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator has-alpha-channel-opacity\"\/>\n\n\n\n<p>*Bu makale, T\u00fcrkiye Notlar\u0131 dergisinin 13. say\u0131s\u0131nda ne\u015fredilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p><a id=\"_ftn1\" href=\"#_ftnref1\">[1]<\/a> Kerim \u00d6zt\u00fcrk 1967-68 \u00f6\u011fretim y\u0131l\u0131nda \u0130stanbul \u00dcniversitesi Edebiyat Fak\u00fcltesi Co\u011frafya B\u00f6l\u00fcm\u00fc\u2019nde okudu. \u00d6\u011frenci olaylar\u0131na kar\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131 nedeniyle yeniden s\u0131nava girerek 1968-1969 ders y\u0131l\u0131 ba\u015f\u0131nda Ankara \u00dcniversitesi Hukuk Fak\u00fcltesi\u2019ne geldi. Daha ilk ders y\u0131l\u0131nda, 1969 bahar\u0131nda Fak\u00fclte\u2019de <strong>Emperyalizmle M\u00fccadele Derne\u011fi<\/strong>\u2019ne \u00fcye olmak istedi. Bana sordu \u201cBo\u015funa oyalanaca\u011f\u0131na do\u011frudan \u00f6\u011frenci derne\u011fiyle bulu\u015f\u201d dedim. Girmeye niyetlendi\u011fi dernek ve benzerleri\u00a0 \u00f6\u011frencileri \u00f6\u011frenci hareketlerine y\u00f6neltmek i\u00e7in kurulan arac\u0131, tabiri caizse y\u00f6neltici kurumlard\u0131. Bir s\u00fcreli\u011fine \u00f6\u011frenci hareketleri i\u00e7inde yeniden yer almas\u0131 yolunu Ankara\u2019n\u0131n orta yerindeki \u00f6rg\u00fctlerinden sonra hapishaneye d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. Ba\u015fkas\u0131na gelen tahliye ka\u011f\u0131d\u0131yla i\u00e7eriden \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra ise kaderde yolu Filistin vard\u0131. Ve Filistin\u2019de kald\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref2\" id=\"_ftn2\">[2]<\/a> Sosyal medyada Yahya Sezai Tezel\u2019in yazd\u0131klar\u0131ndan mealan aktarma.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kerim \u00d6zt\u00fcrk\u2019e\u2026[1] 1940\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131nda do\u011fan bir T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri 1960\u2019l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015flar\u0131nda sosyalizmin biraz el yordam\u0131yla bi\u00e7imlendi\u011fi ve dolay\u0131s\u0131yla Kemalizmin sosyal i\u00e7erikle zenginle\u015ftirildi\u011fi bir ortamda \u015fekilleniyor. Hele bir de bat\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcne a\u00e7\u0131k bir ortamda, okulda okumu\u015fsa bu durum daha&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":424,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[22,3,41],"tags":[],"class_list":["post-423","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kurtulus-kayali","category-yazarlar","category-turk-dusuncesi"],"gutentor_comment":0,"views":255,"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/423","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=423"}],"version-history":[{"count":1,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/423\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":425,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/423\/revisions\/425"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/424"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=423"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=423"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/turkiyenotlari.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=423"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}